Ahmet Sarı
9bd9d2f1ab981ec099b1d3739b97566b_1299736764.jpg

Ahmet Sarı’yı 90’lı yılların başlarında Kalem ve Onur Dergisi’ni çıkardığımız dönemden tanırım. Elinde, içinde her daim bir dizine kitap/dergi dolu çantasıyla kitapevlerine uğrar, yeni çıkan kitapları, dergileri alır, hızlı bir şekilde ayrılırdı bu mekânlardan. Acelesi olan bir adamın tedirginliği onun üzerinde belirgin haldedir. Hızlı yürür, hızlı konuşur ve hızlı okur… Kavis Kitap’tan yeni çıkan Joyce Carol Oates’in Bir Yazarın İnancı adlı nefis kitabındaki şu cümleleri okurken sanki Ahmet Sarı için yazılmış diye düşündüm: “Koşmak! İmgelemi bundan daha çok besleyen, daha canlı tutan bir etkinlik varsa da ne olabileceğini tahmin edemiyorum. Koşarken zihin bedenle birlikte uçar; dilin esrarengiz bir biçimde çiçek açması, ayaklarımızla ve kollarımızın sallanışıyla uyum içinde, beyinde nabız gibi atar. Bir yazar olan koşucu, ideal olarak, gerçek bir setteki bir hayalet gibi kendi kurgusuna ait ülke ve kent siluetleri arasında koşar”.1

Biyografi
Akademik Rütbe: Doç. Dr. Ahmet Sarı

Ahmet Sarı’nın bu hükmü doğrulayan çalışmalarından okuyucularımızın da haberdar olması için burada anmayı bir vazife telakki ediyorum: Jurek Becker, Dikkat Yazar Var (Babil Yayınları, 2000); Peter Bichsel, Edebiyat Dersleri Okuyucu/Anlatı (Babil Yayınları, 2000); Thomas Bernhard, Ses Taklitçisi (Atatürk Üniversitesi Matbaası, 2001); Thomas Bernhard, Olaylar (Babil Yayınları, 2002); Jacques Derrida, Şiir Nedir? (Babil Yayınları, 2002); Hans Georg Gadamer-Friedrich Nietzsche-Helmut Kuhn, Edebiyat Nedir? (Babil Yayınları, 2003); Peter Handke, İzleyiciye Sövgü-Kendini Karalama (Birey Yayınları, 2002); Novalis, Poetika (Babil Yayınları, 2003); Immanuel Kant, Yaşamın Anlamı (Birey Yayınları, 2004); Lewis Carroll, Küçük Kızlara Mektuplar (Birey Yayınları, 2005); Peter Sloterdijk, Dünyaya Gelmek-Dile Gelmek (Salkımsöğüt Yayınları, 2005); Wilhelm Vogelpol, Alman Edebiyatı Tarihi (Orient Yayınları/Yayına Hazırlayan/2005); Klaus Schulz, Alman Kültür Tarihi (Orient Yayınları/Yayına Hazırlayan, 2006); Türk ve Alman Poetikasının Kitabı (Salkımsögüt Yayınları, 2006); Adolf Muschg, Edebiyat Terapi Olabilir Mi? (Salkımsöğüt Yayınları, 2006); Sanat ve Normaldışılık (Salkımsögüt Yayınları, 2006); Hermann Broch, Edebiyat ve Felsefe (Salkımsöğüt Yayınları, 2006); Thomas Bernhard, Dünya Düzelticisi (De Ki Yayınları, 2007); Peter Handke, Kaspar (De Ki Yayınları, 2007) Thomas Bernhard’ın Şiir Dünyası (De Ki Yayınları, 2007); Thomas Bernhard, Ritter, Dene, Voss (De Ki Yayınları, 2007); Psikanaliz ve Edebiyat (Salkımsöğüt Yayınları, 2008); Masalların Psikanalizi (Salkımsöğüt Yayınları, 2008); Kafkaesk Anorexia (Salkımsöğüt Yayınları, 2009); Allah Ağrısı, (Salkımsöğüt Yayınları, 2010); Ahmed’e Konmaya Çalışan Bir Sineğin Arzusu (Salkımsöğüt Yayınları, 2011).

Erzurum’un yetiştirdiği nadide edebiyatçı, şair ve entelektüellerden birisi olan Ahmet Sarı, kelimenin tam anlamıyla koşarken düş kuran bir adam! Bilginin, tefekkürün geçerli olduğu bir uzamda yaşamaktadır. Batı edebiyatının en önemli metinlerini yutarcasına okuyan, Doğu/İslam birikimini ise hep merkeze alan bir okuma serüveni vardır. Bir münzevi olarak daldığı kitapların sayfaları onda parıltılı bir dünyaya açılan kapılardır. Gerçeklik ile hayalin sınırlarında dolaşan bir müridin kanat çırpınışları vardır onun ilim serüveninde. Bazen Attar’ın heybesinden hikem devşiren sadık bir mürid, bazen Kafka’nın böcek metaforuyla çıldıran abdal olur. Nietzsche’yle birlikte şişeci dükkânına giren bir deli, İkbal’le karanlığa fener tutan bir el olur. Batı’nın aklı, Doğu’nun kalbi olur. En hüzünlü anlarında Nebi’ye âşık bir şair olarak, O’na konmaya çalışan bir sineğin arzusunun tercümanı olur. Yeni çıkan şiir kitabından dizelerle baş başa bırakıyorum sizi:

‘dostlar, hazırlanın
birazdan
bir tünele girer gibi gireceğiz duaya.
duaya, bir mevsime

girer gibi gireceğiz.
önce o’ndan söz etmeli size:
herkes tabula rasa olarak doğarken,
doğarken boş bir levha gibi,
dünyanın yükünü sırtında taşıyandan,
alemler yokken adını alemlere kazıyandan,
hayata gözlerini
yaşlanmış olarak açandan söz etmeli size:

bilirsiniz bir parıltılı gülüş olur aşıkların gözlerinde,
Allah’ın gözündeki parıltılı gülüş O.
maşuğu görürken kalbinizin şahlanışı olur,
maşuk da O, kalp de O, şahlanış da O.’


Nadide Eserleri
Allah Ağrısı, Dehşet Üçlemesi, Edebiyat Nefreti, Kurmacanın o kadim unsurları…

Kaynak: http://vaydin.blogcu.com/kosarken-dus-kuran-adam/9901312

Unless otherwise stated, the content of this page is licensed under Creative Commons Attribution-ShareAlike 3.0 License